banner34
Türkiyenin gündemini meşgul eden en önemli konu Referandum.

Hatta seçim tarihi belli olmadan, aylarca öncesinden platformlar kuruldu, televizyon ve radyolarda bangır bangır tartışmalar yapıldı. Yapılmaya da devam ediyor.

Televizyon ekranlarına davet edilen hepsi birbirinden bilgili,Siyasetçiler, Analizciler, Profesörler, Doktorlar, Yardımcı Doçentler alanlarında kariyer yapmış önemli şahsiyetler dakikalarca saatlerce hiç yorulmadan konuşup duruyorlar ve yine kendilerini kendilerinden başka anlayanlar olmuyor. Nedense Halk'a hitap ediyorlar ama kendilerini Aristokrat kesimin dışında anlayan olmuyor. Neden mi çünkü siyaset lisanını konuşuyorlar.

Peki seçime katılım gösterecek halk kitlesimi daha geniş yoksa Siyaset Mekteplerinden mezun olan Siyaset Arenasında yer alan, halkı temsil ettiğine inanan kitle mi daha geniş ona bir bakmak lazım.

Bir de ''Evet, Hayır'' tartışması var. Evet dersen vatan sevdalısı, Hayır dersen vatan haini ilan ediliyorsun. Kararsızsan şayet o zaman da israfçı olup çıkıyorsun. Milli hazineden karşılanan oy pusulasını kullanamaz hale getirdiysen eğer vay ki vay haline.

Ve herşeye rağmen Referandum'u Belediye Seçimi, Millet Vekili seçimi sanan başka bir kitle daha var. O kitleye öyle bir fikriyat empoze edilmiş ki ''Hayır'' derse oyunun terör yandaşlarına, ismini anmaktan kaçındığımız partilere kayacağını düşünmesi sağlanmış. 40 yıl mektep okusan üstüne 40 yıl da siyaset yapsan yine değiştiremezsin bu kitlenin fikrini, söz namussa akla kazınan da namustur değişmez. 

Eskiden böylemiydi? 

Adına ''Toy,Kengeş, Ternek, Kurultay'' dediğimiz meclisler toplanır, ''Toygun'' denilen meclis üyeleri kendi aralarında tartışırdı. Toygun üyeleri Hanedan mensuplarından, Oba ve Boyların önde gelen kendini ispat etmiş kişilerinden seçilirdi. Bu meclise farklı Türk Devletlerinde ''Asiller Meclisi, İhtiyarlar Meclisi'' bile eklenmişti. Hepsi görmüş, geçirmiş, yılların siyaset ve savaş meydanlarında tecrübesiyle pişmiş ulu kişilerdi. Her biri kendi topluluğunda tanınan, sevilen, örnek gösterilen, yolunu çevirip varsa ikazını yoksa kelamını edeceğin insanlardı.

Şimdi öyle mi? 

Bizi temsil eden bir vekil var. Adını seçimden önce sıklıkla duyar,görür,dinleriz. Seçimden sonra mı görene duyana aşk olsun. Bir sıkıntın isteğin mi var bekle ki yerine gelsin. Bazen haberlerde görürüz kendilerini o kadar.

Eğer Başkanlık Sistemi gelirse yapılacak yenileme ile artık Milletvekillerinin bir partiye mensup olması gerekmeyecek, seçim barajı kalkacağı için seçim zamanları millet vekilleri ile daha çok yüz göz olunacak.

Gönül ister ki Amasya Genelgesinde alınan kararlar hüküm bulsun.
''Anadolu'nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas'ta bir kongre toplanacaktır. Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir.''

Umarım geleceğimiz buna göre şekillenir. Milletin güvenini kazanmış, milletin güvenini boşa çıkartmayacağına inanılan vekiller seçilir de bizi onlar temsil eder.

Bir seçmen olarak tek temennim budur.



 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner33