banner34

Yeniden aşık olmazsam kendime ayıp ederim!

Rol aldığı 'Vezir Parmağı' filmiyle gündeme gelen Gülben Ergen, Hürriyet Pazar'dan Ayşe Arman'a konuştu. Röportajda Ergen'in "Yeniden aşık olmazsam kendime ayıp ederim!" sözleri öne çıktı. İşte o röportaj.

Yeniden aşık olmazsam kendime ayıp ederim!

Rol aldığı 'Vezir Parmağı' filmiyle gündeme gelen Gülben Ergen, Hürriyet Pazar'dan Ayşe Arman'a konuştu. Röportajda Ergen'in "Yeniden aşık olmazsam kendime ayıp ederim!" sözleri öne çıktı. İşte o röportaj.

Murat POLAT
Murat POLAT
29 Ocak 2017 Pazar 23:55
293 Okunma
Yeniden aşık olmazsam kendime ayıp ederim!

Rol aldığı 'Vezir Parmağı' filmiyle gündeme gelen Gülben Ergen, Hürriyet Pazar'dan Ayşe Arman'a konuştu. Röportajda Ergen'in "Yeniden aşık olmazsam kendime ayıp ederim!" sözleri öne çıktı. İşte o röportaj.
Nedir bu güzellik yahu! Yıkılıyorsun Gülben... Üç oğlun ve sen, şahanesiniz... Hadi söyle, oğlanlar bu yeni filmdeki performansını beğendi mi?

- Abartma, fena değilim diyelim. “Yıkılmadıııım ayaktayıım” şarkısı bana gelsin. Kapadokya’da çekimler sırasında çok gelip gittiler. Konuya hâkimlerdi yani. Ama filmi izleyince büyülendiler.
Seni dilsiz görünce n’aptılar?

- Normal hayatta çenem maşallah kuvvetli olduğundan, konuşmayan, sesini duymadığımız bir Gülben herkese enteresan geldi! Çocuklarıma da... Ama Gülbahar’ın neden konuşmadığına, geçmişte anne ve babasının öldürülmesine koyduğu bu tepkiye daha çok takıldılar.

Her şeyi soruyorlar mı?
- Hem de nasıl! Sonsuza kadar... Meraklı olmaları hoşuma gidiyor.


MASAL UYDURMAKTAN SENARİST OLDUM

O üç tatlı adam sana âşık mı?
- Yok canım. Anneye düşkünler ama âşık değiller. Ayakları yere basan bir anne-oğul ilişkimiz var bizim. Ben pedagog Feriha Dildar’ın öğrencisiyim!


Peki kıskançlık olmuyor mu aralarında? “Anne, benimle uyu... Anne bana sarıl... Anne benimle oyna!” O trafiği nasıl ayarlıyorsun?
- O kadar ayrı üç karakterler ki, anlatamam. Kendi içlerinde anlaşamadıkları konular dolu. Biri Lego sever, diğeri futbol tutkunu, öteki Batman fanatiği... Spiderman, Sünger Bob, Ironman, Arda Turan, Selçuk İnan gibi gündemlerimiz ve meraklarımız var mesela. Ben ne bilirdim bunları? Şimdi her şeylerini bilir oldum! Adaletli olabilmek için, trafiği ancak kendimi helak ederek ayarlayabiliyorum. Sarılmak benim zaafım, olmazsa olmazım, ne dersen de, sarılmak bende sonsuz, orada bir sorunumuz yok. Birlikte uyuma günleri var ara sıra, o da pek keyifli oluyor. Masal uydurmaktan senarist olabilecek hale gelmiş durumdayım! Ama hâlâ uydurmaya devam ediyorum.

Seni hiç onlar kadar seven bir adam oldu mu?
- Anne-oğul ilişkisi iliğimi, kanımı taşımayan kimseyle mukayese edilemez ki! Oğullarım benim nefesim, ciğerim, gözüm, özüm, sözüm, yaşama sevincim. Uyurken izliyorum hâlâ onları ben. Ayak parmaklarının aralarını kokluyorum, terlerini tenimle siliyorum.


ÜÇÜNÜN BENİ SALAK ETMESİNE TUTKUNUM

Peki onlara nasıl yetişiyorsun?
- Büyük oğlum 10 yaşına geldi, kardeşleri 7.5 oldular. En çuvalladığım an, aktivitelerinin farklı olduğu an. Biri, bir arkadaşına gitmek istiyor, diğeri bir arkadaşını eve davet ediyor ve aynı zamanda ıslak kek istiyor, “İçine ceviz koyma!” diye talimat veriyor, diğeri “Mantı yiyelim!” deyip, birden “Aaaaa ev ödevimi okulda unuttum!” diyor. Diğeri, “Mataram nerde?” derken, ayakkabı çekeceğini arıyoruz mesela o sırada. Aynı zamanda biri nezle oluyor veya “Karnım ağrıdı!” diyebiliyor. Kendimi, hepsine ayrı ayrı yetişmeye çalışırken ve “Oynatmaya az kaldı doooktoorum nerdeeee!” şarkısını söylerken buluveriyorum. Ama yine de tutkunum üçünün beni aynı anda salak etmesine! Ve sanırım onlardan başka beni salak eden kimse de olmadı hayatımda!

Evde kaç bakıcı var?
- Bir yatılı, bir gündüzlü elemanımız var. Hep “Çok bakıcıları vardır!” dendi. Yalan! İkizlerin ilk doğum zamanları hariç, hiç çok bakıcım olmadı. Benim asistanım Nilay ve Mustafa’nın akrabası Şehabettin, çocukların hayatlarında çok varlar. Biri can ağabey, diğeri can abla tadında...



OĞULLARIM BİLİYOR: ANNE GÜLERSE HAYAT DA GÜLER

Hep mi kontrollüsün? Kontrolünü kaybettiğin olmaz mı?
- Kontrolü kaybedersem, planlı olmaya çalışmazsam, trafo patlar! Var mı yanlış şurup verme şansım? “Aaaa, yarın matematik sınavın mı vardı!” dediğim de oluyor, sahnede 15 yıldır söylediğim şarkının sözlerini unuttuğum da... Ama yapacak bir şey yok, insanım. Hüseyin Nazlıkulu’na gittim geçen gün. “Kendini şarj et, içeride göçük var!” deyip sağlam bir konuşma yaptı benimle. Ne check-up bilirim, ne vitamin alırım. Ananaslar, yeşillikler, doğa ana sağ olsun ama yetmiyor işte, bazen tosluyor insan. Üç-dört aydır takviye alıyorum.

Seni başka bir erkekle paylaşmaktan da hoşlanmıyorlardır... Öyle mi?


- Anneyi mutlu görmeye bakar benim evlatlarım. Gayet gerçekçi yaşıyoruz hayatın bize getirdiklerini. Kaldı ki anneyi hiçbir zaman başka bir erkekle paylaşmadılar! Anne hep anneydi... Anne hep önce anneydi... Yine aynı şekil devam ediyoruz. Biz, oğullarımla sağlam bir çeteyiz. Anneyi paylaşmak değil mesele, anneye mutluluk hakkını sonsuz tanırlar. “Anne güler, hayat güler” bunu bilirler...

Annelikte en çok nede zorlanıyorsun?
- Valla, üç tane daha evladım ols
a, içimden bir ‘ahtapot anne’ fışkırıyor, annelik beni zorlamıyor, aksine hayata bağlanıyorum... Sürekli öğreniyorum ve macera adasında yaşıyor gibiyim. Şükretmekten dilim kurudu. Zikirmatiğime de laf ettiler!
Anne olmuş bir sanatçının kuyumcu hassasiyeti içinde söz seçmesi ve söylemesi gerektiğini düşünüyoruz. Hele hele topluma mal olmuş bir sanatçının verdiği röportajın sosyal sorumluluğunun da olduğunu hatırlatmanın bir vecibe olduğunu düşünüyoruz.
https://www.gecce.com/haber-gulben-ergen-yeniden-asik-olmazsam-kendime-ayip-ederim

Son Güncelleme: 30.01.2017 00:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner33